20 Aralık 2007 Perşembe

tozludefter | 03:41 | Best Blogger Tips


Devamını Oku

tozludefter | 03:39 | | Best Blogger Tips
HAYIRLI BAYRAMLAR
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Devamını Oku

2 Aralık 2007 Pazar

Bir İnsanlık Ayıbı..

tozludefter | 13:29 | Best Blogger Tips
ACIBADEM HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİNE
Eşim Güray Kurt 13.07.2007 günü TEM yolunda geçirdiği trafik kazası neticesinde Adapazarı yakınlarındaki TOYOTA Hastanesine kaldırılmış ve ilk müdahale olarak başındaki yarıklar dikilmiş, beyin tomografisi çekilmiş, gece saat 24.00 e kadar gözetim altında tutularak ambulansla başka bir hastaneye nakledilmesine izin verilmiştir. Başındaki yarıklardan başka sırtında boynunda ve belinde aşırı derecede ağrılar olan eşimi istanbul’da yaşıyor olmamız ve evimize yakınlığı nedeniyle gece yarısı 01.30 civarında KOZYATAĞI ACIBADEM Hastanesine getirdik.

Acil servise alınan eşimin genel durumuna bakıldı ve hemen yeni bir tomografi çekilmesine karar verildi, ben elimde toyoto hastanesinden getirdiğim tomografiler olduğunu söylediğim halde, kendi cihazlarımızla çekmemiz ve görmemiz lazım denilerek getirdiklerime bakmaya bile lüzum görülmeden reddedildi.....

Tomografi sonucu beyinde bir hasar olmadığı, vucutta da darbeler, ezikler bulunduğu ağrıların da bunlardan kaynaklandığı birkaç saat gözlem altında tutulduktan sonra eve gönderilebileceği söylenerek gece 01.30 dan sabah saat 10.00 civarına kadar, acil serviste neden bekletildiğimiz ve bundan sonraki aşamada ne olacağı bize açıklanmadan bekletildik. Bu arada acil servis doktorları 3 kez değişti, her gelen yeni doktora durumumuzu yeniden anlattık.

Sonunda sabah 10.00 civarında doktor Mehran Sohrabifar geldi, tomografileri gördü ve acil hemşirelerine sinirli bir şekilde bu kadar ciddi ve acil bir hasta olduğu halde niçin kendisine haber verilmediğini sordu ve “en önce benim görmem gereken hasta en son bana gösteriliyor” şeklinde tepkisini belirterek, diğer doktorlarla bir takım telefon görüşmeleri yaptı ve o dakikadan itibaren kaç tanesinin gelip gittiğini hatırlayamadığım çeşitli branşlarda doktorlar gelip giderek, MR çekilmesine karar verdiler. MR’a son derece ilkel bir yöntemle çarşaflarla bir sedyeden diğer sedyeye bohça atar gibi aktarılarak götürülen eşim yarım saat sonra geri geldiğinde kaza geçirdiği andan beri var olan ağrıları daha da artmış vaziyetteydi...yine çarşaflarla yataktan diğer yatağa aynı yöntemlerle taşındı. Bir müddet sonra gelen genel cerrah ve orotopedi uzmanları önce sırtında bir iki kırık olduğunu, daha sonra gelen başka bir doktor, boynunda da bir iki kırık olduğunu söyledi. Her yeni gelen doktorla neresinde ne var endişesiyle bekler olduk. Sonunda sırt omurlarında birkaç basit kırık olduğu boynunda da iki küçük kırık olduğu bunların korse ile 6 hafta’da düzelebileceği şeklinde bir teşhis kondu. Hazırlanan T şeklindeki bütün korsenin yatarken de kullanılması gerektiği söylendi ????.. Korse ile ilgili bir medikal şirket sorumlusu çağrıldı, ölçü aldı ve ancak 7 gün sonra korseyi getirmek üzere gitti. Hastaneden çıkmadan önce hekimlerden bir tanesi, 3-4 gün sonra hastanızı getirin göğüs cerrahi uzmanı da bir görsün dedi, bu gün niye görmüyor diye sorduğumda, doktorumuz şimdi yok, siz randevu alın dedi, kımıldamaması gereken bir hastayı hastaneye nasıl getireceğim dediğimde ise, evet biraz zor olacak gibi bir cevapla karşılaştım ve hastamızı kaşık sedyesi olan bir ambulans çağırarak eve getirdik.

Acıbadem hastanesinden, elimizde bir reçete, bir pansumancı telefonu, bir korseci telefonu ve hastanenizin güvenlik memurunun el yazısıyla kargacık burgacık yazmış olduğu bir raporla ayrıldık.

Evde bekleme sürecinde hastamla ilgili danışmamız gereken konularda hastaneden kimi arayıp kiminle konuşacağımı bilemedim, zira elimde reçeteyi yazan doktor isminden başka bir isim bile yoktu, acilde tutulduğumuz sürede bir yığın doktor geldi, gitti, ama hiç biri böyle bir hastanın bundan sonraki tedavisini üstlenmedi. Bu konuda hiç kimse de bizi bilgilendirmedi .Ayaküstü gelip isimlerini söyleyip giden hekimlerinizin zaten ancak birer kere görebildik. Hastanedeyken korsemizle ilgilenen ve reçeteyi yazan ortopedist Afşar beyin tavsiye ettiği pansumancının telefonunun arayarak Afşar beyin cep telefonuna ulaştım, ve sorularımı gerekli cevapları aldım

Evde birkaç gün sonra eşimin belinde ağrıların artması nedeniyle korseyi tavsiye eden doktoru Afşar beyi bulmaya çalıştım, cep telefonundan ulaşamadım hastaneden ulaşmaya çalıştığımda ise izinli olduğu söylediler.

Daha önceki yıllarda geçirdiği kaza nedeniyle eşimin belinde kırık olduğunu ve korse ile tedavi edildiğini şimdi yeni bir korsenin hazırlandığını, ancak belinde bu kaza ile ilgili yeni bir problem varsa bu korsenin uygun olup olmayacağını öğrenmeye çalışıyordum ancak başarılı olamadım, zira benimle muhattap olacak kimse yoktu. Dakikalarca süren mücadele ile değişik servislere bağlanarak derdimi önce asistanlara anlatmaya çalıştım. Sonunda telefonuma bağlanan ortopedistlerinizden birinden yalvararak eşimin tetkiklerini incelemesini ve beli ile ilgili bir tetkik yapılıp yapılmadığının bana söylenmesini istedim. Belle ilgili böyle bir tetkik yapılmamıştı, sadece boyun ve sırt bölgesinde MR çekilmiş ve oralarda kırıklar tespit edilmişti. Telefonda görüştüğüm doktora, kullanılmak üzere yapılan korse belinde sorun olan biri için kullanılacak türden mi diye sorduğumda ise; uygun olmaz bel eğiminin farklı olması gerekir cevabını aldım. Bu korseyi takmak için hasteneye mi geleceğiz dediğimde, hayır gerek yok, korseciler onu getirip hastaya takarlar cevabını aldım, bunun doktor kontrolunda takılması gerekmiyor mu diye soruduğumda hep böyle yapılıyor korseciler takıyor gibi bir cevap aldım ve endişelerim iyice arttı.

Eşimin bel ağrıları daha da artınca hastanenizden ancak birkaç kez gidip gelerek alabildiğimiz MR çekimlerinin CD’lerini aldık, birkaç beyin cerrahı ve ortopediste incelettik, öncelikle bu çekimlerin kötü olduğu, net görünemediği söylendi, ayrıca hastanenize geldiği andan beri şuuru açık olup, bütün gece sırtı boynu ve beli ağrıdığını söyleyen bir hastadan defalarca kan alınıp tetkikler yapılmış, sadece boyun ve sırt MR’ı çekilmiş ama niyeyse beliyle ilgili hiçbir inceleme yapılmamıştı.

Biz yeni bir ambulans çağırarak eşimi bütün omuragasının MR ını çektirmek üzere başka bir sağlık kuruluşuna götürdük, sırt omurlarındaki kırıklar, göğüs kafesindeki ve boyun omurlarındaki kırıklar tek tek tespit edildi, omurdaki kırıklardan bir tanesinin içe göçük olması ve omuriliğe baskı yapıyor olması nedeniyle başka tetkikleri de yapıldıktan sonra

AMELİYATA ALINDI...

AMA;

Sayenizde 1 haftayı elimiz kolumuz bağlı bir şekilde korse bekleyerek ve yatağa bağlanmış halde vakit kaybederek geçirmiş olduk...

SON DERECE RİSKLİ OLAN BİR OMURGA KIRIĞINI BASİTE İNDİRGEYİP, KAÇ TANE OLDUĞUNA BİLE DOĞRU DÜRÜST KARAR VEREMEYİP....BELKİ DE EŞİMİN BUNDAN SONRAKİ YAŞANTISINI SAKAT OLARAK GEÇİRMESİNE SEBEP OLACAKTINIZ.....


Bütün bu kepazeliğin bedeli ise yaklaşık 4000 YTL idi...

Bütün bu olanları eğer okuma zahmetinde bulunduysanız. Hastenenizdeki acil servisin ne kadar yetersiz ve ilgisiz olduğu, gelen acil hastaların ne kadar sahiplenilmediği ve acil durumdaki bir hastanın ne kadar ilgisiz bir şekilde bütün gece buz gibi bir serviste yatırılarak bekletildiğini umarım anlatabilmişimdir. İnsanların en aciz ve çaresiz olduğu zamanlarda herşeyi kabullenir bir ruh halinde olduğunu çok iyi biliyorsunuz .Eğer tesadüfen Mehran bey gibi bir doktorunuz olmasaydı eşim sayenizde belki de sakat kalacaktı.

En son eşim adına kesilen faturanın bir kopyasının tarafıma faksla gönderilmesini istedim, aldığım cevap, şu an burası çok yoğun, ben ilgili doktorumuzla konuşup size döneyim oldu, telefonum alındı ama 15 gündür kimse bana dönmedi.

Bu kadar kötü bir gecenin benim yanıma acı hatıra olarak kalması mümkün değil, En azından çevremdeki insanları uyarmak adına şimdi bu yazıyı İsviçre’den Avustralya ya kadar yayılmış olan yüzlerce kişiden oluşan mail arkadaşlarıma göndereceğim, tabii onlar da kendi arkadaşlarına ve dahil oldukları yazışma gruplarına gönderecekler. Ayrıca bu konu sadece mail listelerine değil;

Sağlık Bakanlığı,

Türk Tabipler Birliği,

Tüketiciyi Koruma Derneği Adreslerine de göndereceğim.

İnsan hayatına ve sağlığına hiç önem verilmeyen kuruluşunuzu şiddetle kınıyor, başka hastaların başına da aynı çirkin olayların gelmemesi için sizleri ve yetkilileri uyarıyorum.

Aynur Demirtaş Kurt

Devamını Oku

Sabah kalktım, gözlerime inanamadım..YÜZ FELCİ

tozludefter | 11:54 | Best Blogger Tips

Perşembe sabahı gözümü açtığımda yüzümde bir uyuşukluk vede gerginlik hissettim.. Ama uyku sersemliğiyle ne olduğunu tam olarak kavrayamadım. Derken saatler birbirini kovaladı, akşam oldu ama yüzümdeki gerginlik vede uyuşukluk geçmiş değildi... Ben halen daha ne olduğumu anlayamadan dışarıya çıktım ama dr'a bile gitmek aklıma gelmedi ciddi bişi olabileceğini düşünmeden pervasızca dolaştım sokaklarda bir tanıdığı ziyarete gittim. Oldukça sıkıntılı dk.lar benimle birlikteydi. Apartopar hastaneye gittim ve pretisyen dr'un tetkikleri neticesinde "Yüz felci başlangıcı" tanısı konuldu. İlaçlar eşliğinde tedavi süreci başlamış oldu. 6 Saat içerisinde müdahale edilseydi daha kısa sürede tedavide sonuç kaydedileceği söylendi ancak insan her zaman ne yapacağını nasıl hareket edeceğini düşünemediği kadar o an akıllı adım dahi atamıyor. Dün akşamdan itibaren ilaç tedavisine başladım ve pazartesi nörolog dr'a kontrole gideceğim. Dûalarınızı eksik etmeyin umarım geçici bir rahatsızlıktır bu. İnsan başına gelmeyince ve başından geçmeyince cidden hiç birşey düşünmüyor ve hiç bir yerinin değerini bilmiyor. Siz siz olun dışarı çıkarken çok iyi giyinin ve rüzgardan korunun özellikle duş aldıktan sonra çok iyi kurulanın öyle çıkın dışarıya. Tuz kullanırkende dikkat edin az tuz kullanın vücudunuzun sağlığı için bu çok önemli...
Sağlıklı vede mutlu günler dilerim.

Devamını Oku

Uzun bir aradan sonra yine ben...

tozludefter | 11:52 | Best Blogger Tips

Evet arkadaşlar bir ayı aşkındır bloguma yazı yazamadım ama oldukça zor günler geçirdim yoksa blogsuz ve sizsiz kalabilirmiyim :S Teyzemlere yardım için okullarına gittim oradada bağlantı oldukça kötü ilçeden uzakta bir yer olduğu için internete bağlanma fırsatımda olmadı. Ardından daha önceden cafesinde çalıştığım ve abim olarak gördüğüm eski patronumun dedesi vefat etti onun üzüntüsü ve şaşkınlığı ile gittim cenazesini defnetmeye hayat böyle işte bu gün varız ama yarın var mıyız yok muyuz hiç bir şeyin garantisi yok. Bir çok ürünün belli bir zaman içinde garantisi var ama insanın hiç bir garantisi yok. tek garantimiz güçlür bir İMAN... Lütfen hayatı sırf yaşamak için yaşamayın kendiniz için ve diğer haytatınız içinde birşeyler yapın...

Sevgiyle kalın..

Devamını Oku

 

blogger templates | Make Money Online