26 Eylül 2007 Çarşamba

Havada bir kaç bulut..

tozludefter | 13:55 | Best Blogger Tips
Ne yazsam bilkmem ki.. Eee üüü kem küm diyede yazı yazılmaz dimi kardeşim:) O zaman bi kaç bişi kararlıyım 2 dk. Bu gün günlerden salı(sanki bilmiyoz). Kastamonu'nun kavurucu vede solaryum etkisini bürüyen hava yerini insanın içini üşüten üzeri bulutlarla kaplı ve titreten bi hali aldı. Eee böyle olunca her ne kadar dışarıda olmasanda bir üşüme geliyo üzerine inceden inceye. Esen rüzgarda kendi halinde olan ağaçların belini büküveriyo pehlivan güreşçiler misali:) Memleketimin hava durumu bunlardan ibaret... "Sen şimdi bize ne diye hava durumundan bahsediyon kardeşimm??.." diyenleriniz vardır aranızda mutlaka. Haklısınız ama içimden geldi söyliyim dedim:)
Bakarsınız bu taraflara yolunuz düşerde gelirseniz hasta olmayasınız diyede şey ettim.. Biliyorsunuz ki Kastamonu'lular oldukça misafir perverdirler daha doğrusu genel olarak konuşmak gerekirse Türk insanımız toplum olarak her kesimde böyledir çok misafirperverdirler. Diyeceğim o ki; bu ararlar buralar oldukça serinledi üstünüzü kalın giyinin :) ...

Devamını Oku

Çok Tatlı Bir Meleğin Yaptığı Şahane Bir İyilik...

tozludefter | 13:20 | Best Blogger Tips

Eda Suner ablacığımın katkılarıyla vede çabalarıyla Devin ablamın kemoterapi tedavisi gördüğü hastane odasında eksik olan koltukların alımı için kampanya başlatmıştı ve bu kampanya nihayetinde güzel bir haberle noktalandı. Gelin birde neler yapmışlar onları okuyalım;

Muhteşem Bir Haberim Var!


Hani demin dedim ya bir sürprizim var diye işte sürprizim. Bu gün hiç yazı yazmadım evde değildim neredemiydim? Okumaya devam…

Hatırlarsınız 4 Eylül’de yazdığım bu Cerrahpaşa Hastanesi’ne Devin’ciğim Aracılığı ile Tam Destek ve 5 Eylül’de yazdığım bu yazımı Melekler Geldi

Canım dostum kuzu kuzu pembem Devin’im yani Bir Kedinin Hatıraları 16 Eylül’de bunu yazmıştı.

(Sabah uçuyorum İstanbul’a. Zaman geçiyor valla. Yeni koltuklarda ilk kemoterapi olacak bakalım. Neyse, bu da bitince kalacak bir tane. Havalar sıcak hala, denize girmeye devam. İstanbul soğukmuş, yanıma ne alacağımı bilemedim. Neyse, evde uzun kollu bir şey buldum, onu götürüyorum. Eh, 35 dereceden 25 dereceye gidince ciddi bir mevsim farkı oluyor. Gerçi burada da geceler serinlemeye başladı şükür. Ama daha Kasım ortasına kadar soba filan yakmayız. Babam ve Oğlum’u seyrettim. Çok güzel film olmuş, öyle dedikleri gibi fena bir duygu sömürüsü filan da görmedim ben. Duygusal, güzel bir film olmuş işte. Daha ne olsun yani. Döndüğümde görüşürüz sevgili günlükçüm. Şu fotoğraf makinesini bulsam iyi olacak. Kalkayım onu arayayım bari.)

Vee evet bu gün yani 18 Eylül 2007′de Devin kuzusu İstanbul’daydı. Cerrahpaşa Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Kliniğinde 6 saat süren kemoterapi için. Sabah 11 gibi yanındaydım dostumun. Düşünsenize 4 Eylül’de Devin’imizin başlattığı kampanyaya destek olmak için yazdım ve siz güzel dostlar da ona destek oldunuz hepinize Devin adına ve şahsım adına minnettarım. 5 Eylül’de ise müjdeli bir haberle Devin’le telefonda çığlık ata ata konuştık. Resmen kalbim yerinden fırlayacaktı! Sevinçten ağlamak bu olsa gerek dedim kendi kendime. 5 Eylül’de yazdığım bu yazımda ki Melekler Geldi ve bize bunları haber etti.

Yazının devamı için TIKLAYIN!


Devamını Oku

Bu ayda Ramazan'ı ağırlıyoruz evlerimizde...

tozludefter | 13:15 | Best Blogger Tips


Ramazan ayının geldiği günden bu yana öyle bereketli oldu ki sofralar rabbimize şükürler olsun Ramazan ayı kıtlık içerisinde değil aksine bereketiyle birlikte geldi. Ama orucunda verdiği etkiyle yemeklerle savaşırcasına alakadar oluyoruz. Midemiz ve beynimizin komutasında nasıl start veriyosak yemeye soluğu göbekte kocaman şişlik vede üzerimizde kendinizden bi kişi daha olmuşçasına yükle kalkıyoruz sofradan. Ondan sonra oflamak aman demeler başlar inceden inceye. Ardından namaz vakti gelir çatar iki eğilip doğruluncaya kadar zaman sanki asır gibi geçer olur ve bir an evvel bitmesini istersin namazın ağır bir işte çalışmış gibi yorulursun yediğin yemeğin etkisiyle.. Nihayetinde namazın bitiminde ya olduğun yere yığıla kalırsın yada bir yere uzanıp renlki rüya alemine dalmışsındır. (Şu an bendede olduğu gibi :) )
Ramazan ayı tüm müslüman alemine en güzel şekilde hayırlarıyla bereketiyle ve tüm güzelliğiyle gelir ve bizlere o güzel anları yaşatır inşaallah(üç nokta...)

Devamını Oku

neden toZLu DefteR..?

tozludefter | 13:14 | Best Blogger Tips
Tozlanmış vede yıllanmış defterlerimizi hep saklamışızdır ve üzerlerine bir iki kalem tozuda mutlaka bulaştırmışızdır yada bi şekilde bulaşmıştır. Ama yazı olarak ama kir pas olarak. Kimi zaman hayatımızı sığdırmışızdır o tozlu sayfalara, kimi zamanda hayata hazırlandığımız anları... Yani okulda karalamışzdır bir kaç satır bir kaç sayfa. Zaman hızla akıp geçmiş ve ardına bakmaya korkar olmuşsundur. Ya acılar gizlidir geçmişinde yada tatlılar vardır allerji yapacak derecede. Nihayetinde büyüyüp kocaman olmuşuzdur ve artık "Atta" gitmeler, Lolipop şekerler yemeler, Tahtrevallilere binmeler, Dönme dolaplarda dönmeler devri kapanmıştır. Şimdi artık kocaman adam olduk yada kadın olmuşuzdur. İş hayatının zorlu maratonunda girmişizdir ve halende koşmaktayız yada o maratona hazırlanmaktayız. Evlenip çoluğa çocuğa karışmışızdır ama evliliğe adım atmadıysakta ya yalnızızdır yada yanı başımızda sevgilimiz vardır. Seni terk etmeden önce veya ayrlma kararını almadan önce yanınızdadır. Hayat böyle işte sevdiklerin bu gün belki yanındadır ama yarın ne olacağı hiç belli olmuyo uzun lafın kısası sakız gibi uzadıkça uzamış bu yazıya son noktayı koymak istiyorum. Benimde tozlu defterimde meltem esintisi gibi yaşadıklarım geldi geçti ve artık köşeye attığım defterimin tozlarını silme vakti geldi. Neden iki hoh hoh bi püf püf yapmaklada bu tozlar silinmiyo gitmiyo. Galiba anladım, öylesine yapışmışki ben diyeyim şeker siz diyin yağ. Olacağı bu işte. offf off hayata karşı offlamaktan başka çare kalmıyo bazen.. amaaannn ammada çok karaladım bu kadar yeter sayfa yırtılacak artık yazmaktan :)

bittiii......

Devamını Oku

Nerden başlasam ki şimdi...

tozludefter | 02:11 | Best Blogger Tips
Daha blog hayatına emeklemeden sonra ilk adımı atarak gelmiş biri olarak buraya ne karalayacağımı dahi henüz kararlaştırmış değilim ancak küçük bir doğaçlama sonrası dökülen kelimelerin ne derece akıcı olabileceğini dahi hesaplayabilmiş değilim. Şimdiye kadar hiç blog sahibi olmadım ve blog'a nasıl yazı yazılır ne şekilde yazılar yazılır yada tarz olarak nasıl yazılır onu dahi bilmiyorum tek bildiğim kem küm etmeden konuşabildiğim tek yer burası yani parmaklarımdan dökülen ıslak kelimeler.. Umarım pek fazla saçmalamadan son noktayı koyabilirim . ... İşte bukadar.. ;)

Devamını Oku

 

blogger templates | Make Money Online