26 Kasım 2008 Çarşamba

Annem, Babam Cahil Öğretmenim! Ya Sen¿

tozludefter | 19:52 | Best Blogger Tips

Sevgili öğretmenim! Size bir mektup daha yazacağım. Canım sıkıldıkça sizinle dertleşiyorum. Çünkü beni ancak siz anlarsınız diye düşünüyorum. Beni yanlış anlamayasın diye bir “özür” ile başlamak istiyorum. Sizinle yazışırken...
...yazışırken “siz” diye başlayıp “siz” diye bitirmek isterim.


Ancak araya bu kadar “resmi” bir mesafe koymak istemiyorum. Resmi bir mesafe olursa ben içimdekileri tam yansıtamam. “Siz” değil de “sen” diye cümlelerime devam edeceğim için bana kırılmayın lütfen!


Merhaba Öğretmenim!
Yakında “veli toplantıları” başlayacak. Benim içimi bir korku sardı yine. Ne tuhaf bir korku bu aslında… Düşünsenize, dünyada beni en çok seven insanlar olan annem – babam ve bana en çok emeği geçen insan olan öğretmenim bir araya gelecekler, ama ben korkuyorum. Benim geleceğim için çalışan insanlar bir araya gelecekler. Sevinmem gerekirken korkuyorum.
Korkumun sebebi sen değilsin öğretmenim. Geçen yıl ki sınıf hocamız yüzünden bu korku var içimde. Geçen yıl yapılan toplantıdan sonra evimizde neler olmuştu neler! Sınıf hocamız anneme beni şikayet etmiş. Annem o öfkeyle eve geldi. Babama her şeyi aktardı. Öyle bir fırça yedim ki evde… Bir hafta boyunca ailemle neredeyse hiç konuşmadık.
Sadece ben değil tüm arkadaşlar aileleriyle problem yaşamıştı o toplantıdan sonra. Sınıf arkadaşlarımızdan birisinin babası o kadar sinirlenmişti ki, arkadaşımızı neredeyse evden kovacaktı.
Kusurlarımızı, hatalarımızı, yaramazlıklarımızı anne babalarımıza hiç söylemeyin, her kusurumuzu ört bas edin demiyorum. Ancak anlamakta zorlandığım bazı noktalar var.
Anne babalarımıza bizleri o kadar şikayet eden öğretmenimiz niçin hiç iyi yönlerimizden bahsetmemiş. Bir canavarı tarif eder gibi, “bu çocuk adam olmaz, bu kızda iş yok, ne biçim çocuk yetiştirmişsiniz” gibi cümleleri, bir makineli tüfek gibi velilerimizin üstüne yağdırmış eski sınıf öğretmenimiz. Sanki anne babalarımız “haylaz” olduğumuzu bilmiyor mu? Biliyorlar elbette. Ancak diğer velilerin içinde bu kadar rencide olunca tüm öfkeleriyle bize yükleniyorlar.
Sevgili Öğretmenim.
Bizim anne babalarımız zaten cahil. Bir çoğu köyden şehre çalışmak için gelmiş, bizleri okutmak isteyen iyi niyetli cahil insanlar.
Annem, anneliği, sadece çocuk doğurup karnını doyurmak sanıyor. Babama sorsanız bizim için ceketini satar bizi okutur. Ancak çocuk eğitmenin doğurmak veya doyurmak olmadığını bilmiyorlar.
“Biz cahil kaldık işte! Siz okuyun diye çırpınıyoruz!” derken annemin gözleri dolar. Ancak aynı annem her sabah güne “Seda Sayan” ile başlıyor. Öğleden sonraları saçma sapan kadın programları izliyor. Akşamları da mutfakta ki Televizyon da izlemesi gereken birkaç dizisi vardır mutlaka.
Niçin mutfakta ki Televizyon diye soracak olursanız hemen söyleyeyim. “Ceketimi satar, sizi yine okuturum!” diyen babam, eve gelince hemen TV’nin karşısına oturur. Haberleri defalarca izledikten sonra izleyecek bir dizi mutlaka bulur! Hele birde maç varsa tamamdır. Misafir odasına kimse yaklaşamaz.
Ben annemin babamın ellerinde hiç kitap görmedim. Okuma yazmaları olmasa anlayacağım. Sanki eğitim sadece diploma peşinde koşmakmış gibi anlamışlar.
Bizim için “saçını süpürge” ettiğini söyleyen annem ve “ceketimi satar, sizi yine okuturum!” diyen babamın kendilerini eğitmek için hiç çaba sarf ettiğini görmedim.
Bunları seninle niye paylaştığımı söyleyeyim öğretmenim.
Anne babamı size şikayet etme niyetinde değilim. Ben onları çok seviyorum. Ancak onlara bu gerçekleri ben söylesem “nankör evlat!” olurum. Lütfen bir sonraki veli toplantısında beni ve arkadaşlarımı anne ve babalarımıza şikayet etmeden önce, onlara çocuk eğitimi konusunda biraz bilgi verin.
Karne notlarımızı saklayın, yaramazlıklarımızı gizleyin demiyorum. Notlarımız hakkında da bilgi verin, şikayetlerinizi de dile getirin.
Ancak ailelerimizi bir araya toplamışken onlara eğitim verseniz. Özellikle “Çocuk Eğitimi, Ergenlik döneminde iletişim” gibi konularda her toplantıda biraz bilgi verseniz, hem sizin işinizde kolaylaşmaz mı?
Hababam sınıfındaki o sahneyi bilirsiniz öğretmenim! Hani Mahmut hoca tüm anne babaları sınıfa toplayıp, çocuklarının karnelerini onlara verdiği sahne… Orada Mahmut hoca diyor ki, “Bu karneler sadece çocuklarınızın değil, aynı zamanda sizinde karneleriniz sayılır. Bu notlar sadece çocuklarınızın değil sizinde notlarınız.”
Veli toplantılarına katılmayan ailelerden hep şikayet etmekte haklısınız. Ancak bazı arkadaşlarımın aileleri öğretmenlerinin tavırları yüzünden toplantılara katılmadıklarını söylüyorlar.
Sevgili öğretmenim!
Anne babamı sana şikayet ediyorum belki. Yaptıkları hataları cahilliklerinden yaptıklarını da biliyorum. Ancak geçen yıl ki öğretmenimin yaptıklarını düşününce üzülüyorum. Bir öğretmenin bunları bilmesi gerektiğini, ve böyle basit hatalar yapmaması gerektiğini düşünüyorum.
Tekrar ediyorum. Annem babam cahil öğretmenim!
Ya sen?
Eğitimci-Yazar



Kaynak : e-yolla.com


Devamını Oku

24 Kasım 2008 Pazartesi

LaDeSsSs | 16:48 | Best Blogger Tips

Devamını Oku

18 Kasım 2008 Salı

Bankacılar... :)

tozludefter | 14:27 | Best Blogger Tips


Yaşlı çift evliliklerinin kırkıncı yıl dönümünde paraya kıymışlar, Avusturalya''da tatil yapmaya karar vermişlerdi.Uçağın penceresinden saatlerdir okyanusu seyrediyorlardı.
Sessizliği pilotun anonsu bozdu:
"Sayın yolcularımız! Korkarım size kötü bir haberim var. Motorlarımızdan biri sustu, diğeri de susmak üzere. Acil iniş yapmak zorundayız."

"Neyse ki altımızda haritada görülmeyen bir ada var ve sahiline inmeye çalışacağız."
"Bunu başarabilirsek tek sorunumuz bizi bulabilmeleri için dua etmek olacak."
Uçak minik adanın kumsalına başarılı bir iniş yaptı, kimsenin burnu kanamadı.
Uzun bir rahatlama sessizliğinden sonra adam karısının ellerini tuttu, gözlerine endişeyle baktı;
"Mona, bu ayki kredi kartı borcunu ödemiş miydin?" "Hayır sevgilim, unutmuşum. Kızdın mı?"
Adam endişeyle yine sordu: "Araba kredisinin taksitini ödemiş miydin?" "Özür dilerim canım, onu da ödememiştim."

Yaşlı adam karısının ellerini bıraktı ve kırk yıldır yapmadığı şekilde ona sıkı sıkıya sarıldı. "Aferin" Karısı şaşkın, korkarak sordu. "İyi misin tatlım?"

"Hiç olmadığım kadar. Çünkü bankacılar bizi kesin bulur!"

Devamını Oku

17 Kasım 2008 Pazartesi

AyRıLdIğIn ZaMaN...

LaDeSsSs | 21:09 | Best Blogger Tips
tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksin sokağa fırlayacaksın sokaklarda dar gelecek... tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi ne denizn mavisi açacak içini nede pırıl pırıl gökyüzü kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek,bir yandanda kaybolacak kadar küçüleceksin birileri sana bişeyler anlatacak durmadan "önemli olan sağlık" "yaşamak güzel" "boşver,her şey unutulur" sen hiç birini duymayacaksın göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin benden ölmemi isteyecek kadar nefret edip, az sonrada kollarımda ölmek isteyecek kadar çok seveceksin hep benden bahsetmek isteyeceksin ölüme çare bulundu,yarın kıyamet kopacakmış deseler kafanı çevirip ne dedin diye sormayacaksın yanlız kalmak isteyeceksin geçmişi düşüneceksin dakika dakika ama kötüleri atlayarak benmle geçtiğimiz yerlerden geçmek istiyceksin gittiğimiz yerlere gideceksin bu sana hiç iyi gelmiycek ama bile bile yapacaksın her kezi bana benzetip kimseyi benm yerime koyamayacaksın bütün şarkılar sana yazılmış gibi gelecek boğazın düğümlenecek dinleyemeyeceksin belki çivi çiviyi söker deyip can havliyle önüne çıkana sarılmak istiyeceksin ama nafile düşüncesi bile tahammül edilemez gelecek yaşadığın şehri terketmek isteyeceksin benmle hiçbir anının olmadığı bi yere gidip yerleşmek.. ama bir umut benmle bir gün bir yerlerde karşılaşma umudu.... bu umut seni gitmekten alı koyacak gel gitler içinde yaşayacaksın tabi buna YAŞAMAK denirse

Devamını Oku

12 Kasım 2008 Çarşamba

HaYaTtAkİ 6 kUrAlL...

LaDeSsSs | 21:02 | Best Blogger Tips
İnan!... Ama yalnızca bildiğin gerçeklere.
Güven!... Ama yalnızca içinde bağladıklarına.
Sev!... Ama yalnızca hak edenleri.
Paylaş!... Ama yalnızca değerini bilenlerle.
Çalış! ...Ama yalnızca doğruluk yolunda.
Yaşa! ...Ama sakın ölümü aklından çıkarma.

Devamını Oku

11 Kasım 2008 Salı

İlk aşkım!...

LaDeSsSs | 17:48 | Best Blogger Tips

İlk aşkım!...

Bir çok kimse için sihirli bir sözcük. Sihirli olduğu kadar da hüzünlü. Henüz aşk nedir bilmeyenlerin, kalbi aşkla çarpmayanların, ayrılık acısını tatmayanların tadamadığı sihirli sözcüğü...
Aşkla tanışan, kalbi küt küt atan, sonra da ayrılık gözyaşlarını döken herkesin bir ilk aşkı vardır. Kimimiz onu acı hatıralarla anarken, kimimiz de onu, hiç kimsenin ulaşamayacağı bir yerde özenle saklarız.
İlk aşklar vardır hepimizin hayatında yüreğimizin ilk pırpır edişi , daha çocuk yaşlarda kalp krizini yaşadığını hissetmek , onu görebilmek için sabah altılarda uyanıp servise binişini seyretmek , bazen ıslak yağmurun altında koşmak delicesine o hangemede haykırmak seviyorummmm diye , göz rengini bahane edip gözlerinin içine bakmak saatlerce ve bir ömür onu yanında istemek nasıl ve nerede olacağını hiç düşünmeden....





 


İLK AŞKLAR UNUTULMAZ

Sevdiğini görünce titrer elleri insanın,kalbi bir başka atar onun yanında olduğunda. Bir telaş kaplar yüreğini. Elele tutşup, gözlerinin içine baktığında sevda ateşi birleşiverir gözlerindeki alevle. Yaz kış demeden beklerler birbirlerini köşe başlarında, konuşurlar telefonda saatlerce.Hiç bitmeyecek sanırlar bu rüya,fakat zama geçip te çıkınca ufak tartışmalar,büyütülüp olaylar açılır aralar.
Hiç gitmeyecek sandığın sevgili bırakıp gider seni. Belki o da istemiyordur bu ayrılığı ama mecburdur. Çünkü gururu veya kalbi kırılmıştır.Ya da seni sebepsiz bırakıp gittiğine göre ne sana ne de sevgine layık. Tek çare onu unutmaktır. Ama gönül söz dinlemez. Yine onun için çarpar kalbin,gözlein onu görmek ister,tenin onunla birleşmeyi arzular. Fakat sadece ondan kalan anılar,mektuplar ve birkaç resim vardır elinde. Onlarla yetinmeye çalışırsın.
Bazen öfke ile basarsın küfürü,lanetler yağdırır,unutacağına and içersin. Başkasını sevebileceine inanırsın. Karşına çıkan ilk kişi ile başlarsın konuşmaya,tek amacın onu unutmaktır.
Birgün karşılaşırsın yolda ve anlarsın hala sevdiğini. Kandırmışsındır kendini ve başkalarını. Çünkü diğerlerine verebilecek hiçbir şeyin yoktur. Çünkü senin olan sadece yarım kalan aşkın,yüreğini ısıtan sevgi ve gözlerinde birleşen sevda ateşidir. Bunlar da bir zamanlar senin olan ilk aşkına aittir ve sonsuza dek öyle kalmalıdır. Gün gelir unutursun onunla ilgili herşeyi değil herşeyi hatırlamak,adını anmaktan bile yorulursun. Kalbin artık yorulmuş onu sevmekten,gözlerin bıkmıştır ardından ağlamaya,lanet edersin artık olanlara.
Onunla karşılaştığın zaman yüzünde sevgi gülücükleri değil ufak bie tebessüm yeşerir. Yanına gitmek için can atmaz olursun artık.Yanyana geçerken boynunu eğer,usulca selam verirsin. Hepsi o kadar... İçinde herşeyi yitirdiğine inanırsın.
Şimdi tek dileğin sevmek ve sevilmektir. Bugün bununla yarın öbürü ile gezer tozarsın. Kahkahalar atar ve mutlu olduğunu sanırsın. Ama moralin bozulduğunda veya birine ihtiyacın olduğunda onlardan birini istemezsin yanında. Çünkü neler düşünsen de neler yapsanda kalbinde yatan biri vardır. Ne kadar herşeyi unutmaya çalışsanda aslında senin için tek kişi odur..
Yalnız kalıp sakince dinleyince başını,görürsün doğruları ve dalarsın yine hatıralara. Onu düşünürsün,birkaç gün önce yaptıkların gelir aklına `Keşke söyleseydim hala onu sevdiğimi` dersin. Belki o da seni seviyorum der diye umutlanırsın.
Çünkü o da yalnız ve avare avare dolaşır sokaklarda. Üzülüp ağladığını düşünürsün. Senin unuttuğun şey aslında onu unutamayacağındır...




11.11.2008 05:48


Devamını Oku

SEN DE Mİ BENİ UNUTTUN BEY ?

tozludefter | 10:41 | Best Blogger Tips
Son günlerde, bir surat, bir surat ki gelinde, Çayımı bile yarım dolduruyor bey. Allah'tan kulaklarım ağır işitiyor da Duymuyorum ne söylediğini Ama yine de hissediyorum bey; Beni bu evde galiba istemiyor artık Hey gidi günler heeey. Oğlunu bilirsin, vur kafasına al lokmayı İki ara bir derede ne yapsın ana bu atsa atılmaz, satsa satılmaz. Bana artık gizli gizli sarılıyor bey... Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun? Nasıl ağırıma gitti nasıl Artık akide şekeri de getirmiyor. Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da Çocuklar iğreniyormuş benden. Yok,vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey? Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini biryere sakladı Olsun, koynumdaki resminden haberi bile yok! Yine de beddua edemem bey, Oğlumun karısı, torunlarımın anası o. Geçenlerde üst komşular geldi, Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi. Duymadım, duymadım, lakin hissettim. Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey, Ha, sen ne diyorsun bey? Hani bir görünsen oğluna, ne de olsa babasısın, Seni dinler. Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam. Akide şekeri de istemem. Masal da anlatmam artık çocuklara Ne olur ayırmasınlar beni bu evden Yaşayamam nefes bile alamam Sana ait anılardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım? Şu camın pervazında hayalin durur, çekmecelerde el izin. Bastonun hala duvarda asılı. İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı. Hey gidi günler hey Hani diyorum bir çağırsan Yoksa, yoksa sendemi unuttun beni bey Sendemi unuttun beni bey?

Not; Birgün yaşlanacağımızı unutmayalım. Ve büyüklerimize bu sözleri söyletecek davranışlarda bulunmayalım.

[alıntı; e-yolla.com]

Devamını Oku

9 Kasım 2008 Pazar

LaDeSsSs | 20:33 | Best Blogger Tips


Devamını Oku

5 Kasım 2008 Çarşamba

FLAŞ ! ! ! K.P.S.S. ORTAÖĞRETİM / ÖNLİSANS SINAVI AÇIKLANDI

tozludefter | 17:52 | Best Blogger Tips
ÖSYM
KPSS ORTA ÖĞRETİM / ÖNLİSANS SINAV SONUÇLARI NİHAYET AÇIKLANDI...

Uzun bir süreden sonra bu gün açıklanan K.P.S.S. sonuçlarına malesef ulaşılamıyor. Ancak ilerleyen saatlerde sonuçtan haberdar olacağımızdan eminim.

Sonuçlar için lütfen buraya ---> TIKLAYINIZ

Devamını Oku

3 Kasım 2008 Pazartesi

SeVgI ReÇeTeSi

LaDeSsSs | 21:02 | Best Blogger Tips
Malzemesi:
1 adet lekesiz gönül.
1 adet açık yürek.
500 gram güler yüz.
250 gram tatlı dil.
100 gram hürmet.
1 çorba kaşığı sevgi.
1 çay kaşığı hoşgörü.
1 su bardağı iyi niyet.
1 tutam samimiyet.
1 Ölçek dürüstlük.
Göz kararı saygı.
Hazırlanışı:
Gönülü duygu tasına atıp güler yüz ile karıştır. Ağzında yumuşattığın tatlı dili üzerine ilave ederken, sevgi ve saygıyı ince ince üzerine ekle. Hürmet, iyi niyet ve hoşgörüden meydana gelen şurubu da buna kat. Samimiyet ölçüsünde parçalara bölerek dürüstçe hayata diz ve yüreğinde pişmesini bekle. Yüreğinde pişirdiğin bu sevgi tatlısını karnın acıkınca değil, ruhun acıkınca ye. Mutluluk senin olsun...

Devamını Oku

Yüzüm Hüzün Oldu Yine

tozludefter | 20:35 | Best Blogger Tips

Yüzüm hüzün oldu yine
Seninleyken sensizlikte

Yüreğim öyle acıyor ki
Yüreğim öyle kanıyor ki
Seninleyim ama sensizim
Anlayamadığım
Bilemediğim bir sessizlik var içimde
Kelimeler tamamlayamıyor
Cümleler yetmiyor anlatmaya
Bir hüzün var işte
Bir hüzün yüreğimde…

Yine hüzün düştü kalemime
Yine hüzün yazdı yüreğim
Yine dilimde aynı şarkı
“Bir kalbin içinde ağlıyor aşk”

Yüzüm hüzün oldu yine
Gülümsemelerim yok oldu
Tebessümlerim soldu
Bakışlarım donuk
Dudaklarımda ise
Hala anlatamadığım
Hala soramadığım
Bir acı…
Bir hüzün…
Nedenini anlayamadığım bir hüzün..

Yüzüm hüzün oldu yine
Seninleyken sensizlikte
Ebru Ertaş





toZLu DefteR



Devamını Oku

 

blogger templates | Make Money Online